14 Nisan 2014 Pazartesi

Böcek ile Balık

Arabayı park ettim, dedim ki yakında  garip şeyler olacak. Biliyorum dedim olacak, üzücü buruk şeyler demiyorum yanlış anlamayın. Garip, tuhaf, şaşırtıcı mucizevi...


Ve asansörün başına geldim, baktım 4 yazıyo. En son birisi 4. Kata gelmiş. "Evet, işte gelmiş olabilir" dedim her zamanki gibi. Sonra asansör 4. Kata geldi. Merdivenlerde görsem birden ürkerim dedim kendi kendime. Sonra asansörün kapısını açmamla boş merdiveni görmem ve "acaba kapının önünde mi oturuyor? Kapının önünde oturyor bulsam onu yine korkarım len" diye düşünmem arasında geçen zamanın ne kadar kısa olduğunu anlatamam size... Ve tam evimin kapısının önüne durdum ki birden zıpladım, ürktüm. Ve dedim ki bu yaptığın çok ayıp. Bir hamam böceği kılığına girmiş, uyuz uyuz kapımın mermerinde siyah siyah yürüyorsun. Kendi iri cüssenle çıksan karşıma o kadar korkmazdım. Bir hamam böceği olmuş, gizlice evime sızmaya çalışman hoş bir davranış değil. Mecburen seni yukarıda doğal gaz borusuna asılı duran ve babam dışında kimsenin kullanmadığı bir ayakkabı çekeceği ile merdivenlere doğru fırlatmak zorunda kaldım. Hatta önce bir kere vurdum tepe taklak oldun geri doğruldun. Utanmadan bi de bana doğru yürüdün. Sonra tekrar fırlattım. Yine tepetaklak . Son hamlemede bi maç basamak aşağa fırlattım seni. Bu oyununa karşılık bunu biraz hakettin bence, yapacak bişey yok! Doğru düzgün gelmelisin bana, bunu iyi belle! Bir böcek gibi siyah değil, bir deniz gibi mavi olmalısın ki ben bir balık gibi içinde yüzebileyim :)

Çidolojik

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder