27 Temmuz 2014 Pazar

İlham perisi

Şu ilham perisinin geçtiğimiz günlerde bana ne yaptığını anlatmak istiyorum.

İlham perisini bilirsiniz. Birilerine gider ve sanki gittiği kişinin kulağına birşeyler fısıldar. Fısıldadığı şeyler bazen bir şarkıya dönüşür, bazen bir şiire, romana, köşe yazısına, bazen de bir resme dönüşür. O ilham herkese mi gider bu bilinmez ama gitse bile, eli boş döndüğü kapılara bir daha zor uğrar. Ya da belki gelir ama kapılar kapalıdır. İşte bu yüzden sadece bazılarımız ağzından duyarız bu lafı: "birden ilham geldi"


Her neyse, bu ilham perisi arada bir bana da uğruyor. Ama bana fısıldarken beni de dinlemiş sanırım. Benim yaşadıklarımı da gitmiş bu şarkıyı kim yazdıysa ona anlatmış. 

Bugün anladım ki ilham perisi öyle kendi kafasından birşeyler anlatmıyor. Benden aldığını ona, ondan aldığını öbürüne, bazen de kendimizi kendimize getiriyor. Kapı açıksa birşeyler fısıldayıp gidiyor. Bazen de sizden birşey alana kadar tepenizde vırvır ediyor. 

Neyse hoşgeldin diyorum ve soruyorum ilham perisine? Sadece ben mi yaşıyorum bunu? Yoksa bizler hep birbirine benzeyen veya aynı şeyleri mi yaşıyoruz? Belki de hiçbirşey tesadüf değil ve sadece bizim başımıza gelmiyor. O zaman ne kadar önemli olabilir ki yaşadıklarımız, ne kadar büyük olabilir ki? Eğlenceli ve komik hatta bir bakıma böyle benzemek. 
Ve ne kadar gereksiz birşey "kimseye güvenmiyorum" demek. "Aşka inanmıyorum" gibi tozu alınası cümleleri ünlemlerle bitirmek filan. 

Sevgili ilham perisi,
Yaşadıklarımın şarkılarda can bulmasına pek çok sevindim. Her zaman gel uğra, sen de anlat ben de anlatayım doya doya. Ben de sayende bir şarkı olayım birilerinin dudaklarına :)

Şarkı burdahttp://www.youtube.com/watch?v=wsF3LuOaV-8&sns=tw


Hiç yorum yok :

Yorum Gönder