6 Aralık 2014 Cumartesi

Eski Sevgiliden Kalma Eşyalar Müzesinde Sergilenen Yıllanmış Şarap





Eski sevgiliden kalma eşyalar müzesi yıkılacakmış dediler, ben de hemen gittim. Müzeye bağışladığım özenle tadarak alınan ve birlikte içme hayalleri kurulan bir şarap vardı. Madem müze yıkılıyor, şarabı müzeden alayım da artık orada hapsolmasın, kapağı açılsın, önce buruk kokusu çıksın istedim.

Sonra da sindire sindire içmek... İçeyim ki, sarhoş olayım biraz, hatta hızlı içeyim de uyuşayım istedim.

Şarap molekülleri kanıma karışıp hücrelerime girerken, hücrelerimde yer etmiş artık sadece tortusu kalmış bir kaç anının da hücrelerimi terketmesini ve alyuvarlarımla kalbime taşınmasını burda ise buharlaştıktan sonra nefes yoluyla dışarı atılmasını istedim.

Bu şarap aslında çok acılı bir aşk hikayesinin simgelerinden biri değil. 
Sonuçta ne Çalışkuşu romanında, yaşlı bir kadınla aldatılan Feride gibi Anadolulara sürükledi, ne de Aşk-ı Memnu'daki korkak Behlül yüzünden çaresiz kalan Bihter gibi intiharlara. Ama benim canımı acıttı!

"Eski sevgilin bu şarabı aldıran kadınla kaçmış" diyenler oldu... Feride gibi yaşlı bir kadınla aldatıldım sanırım :( Bu şarap bazen aldatılmışlığımı hatırlattı, bazen de iyi kalpli adamın kurt adama dönüşünü... Kendinden korkan kurt adam!

Ama şarabın ne suçu vardı, ya da müzedeki diğer eşyaların. O eşyaları da aldım. Şarabı içtim, ama diğer eşyaları saklıyorum. Torunlarıma vasiyetimde yazacağım, bu eşyaların Anadolu MedeniyetSİZleri Müzesi'ne bağışlanmasını.

Şimdi hafiften kötü cümleler de kurdum ya, kimse üstüne alınmasın, bu hikayedeki kimseye ne iyi ne kötü demiyorum, suçlamıyorum. Sonuçta, şarabı benimle içmek istemedi, ne bu şarabı ne başka bir şarabı. Olay bu kadar basit! Ayrıca bu çok acılı bir aşk hikayesi de değil, sadece benim canım biraz fazla acıdı. Hem bunlar benim duygularım. Ve benim duygularım kimseyi çok kötü, iyi, önemli, mükemmel, harika, sevgisiz, kaba, kibar, sevgi dolu veya nefret dolu yapmıyor. Tekrar söylüyorum, kimse üstüne alınmasın, hiç kimse suçlu değil, ben de o da, diğerleri de. Herkes bazen iyi, bazen kötü... Herkes seviyor, bazen de sevmiyor. Herkes normal insan yani ve normal insan gibi davranıyor.

Hele de en masumu bu şarap. Ve bu şarap, hiç ama hiç suçlu değil :)


7 yorum :

  1. iyiymiş.... benim de var eski sevgiliden kalma eşyalar müzem :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. eminim herkeste bir sürü var. Atsan atılmaz satsan satılmaz, insan anılarına da kıyamıyo bazen. En iyisi gerçekten bir müze yapmak :))

      Sil
  2. güzel kaleme alınmış bir yazı,elinize sağlık..şarabın ne günahı olabilir ki? Hepimiz birgün böyle yıllanmış şarap gibi olacağız.. :)) NOT: Sizleri diğer blogumuzada bekliyorum..Saygılarımla..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler, aynen doğru diyosunuz :))
      Diğer bloglarınıza da geliyorum o halde.
      Sevgiler

      Sil
  3. Sizi üzmüş bir aşkın hatırasını taşıyan o masum şarabı gelecekte yaşayacağınız aşklara ve mutluluklara kadeh kaldırarak için. Selamlar, sevgiler,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet çok iyi fikir :) Bütün güzel aşklara ve mutluluklara içiyorum.
      Sevgiler :)

      Sil
  4. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil