26 Eylül 2015 Cumartesi

Eylem: yürüyordum

Kadıköy'deydim. Yürüyordum, ilk defa aramadım. Sanki çok zaman geçmiş gibi. Ben sanki buralıyım gibi. Her şey bana tanıdık, ama nihayet bazı şeyler yabancı. Aslında yabancılaşmak da yakınlaşmak kadar rahatlatıcı. Özgürüm hatta! 

Yürümek ne kadar güzel bir eylem, insanlara baka baka!

Olan bitene yabancılaşıyorum. Bu da güzel bir eylem! Bu hayatta kaç yanlış bir doğruyu götürür bilmiyorum ama, şu içimdeki yalan dolan bir "doğruyu" aklımdan silip götüren tüm yanlışları seviyorum. Yanlış yapmak ne güzel bir eylem... Sonra da ardından nazikçe kapıyı kapatıyorum. Yürüyorum yani... Neyse ki Kadıköy bir tek şey dışında bana hiç kimseyi ve hiç birşeyi hatırlatmıyor. Öylesine bana ait ki. Bir kıza bakarak "o ayakkabılarla ben tek başıma yürüyemem, ama o olsa yanımda her şeyle yürürüm" demiştim. Belli ki sızım ayaklarımdaydı. Ama unuttum. Unutmak ne güzel bir eylem!

Ve her yerde yürüyordum. Daha iyi anlıyordum. Anlamak ne güzel bir eylem! Kadıköy'deydim. Sızı yoktu. Yanlış ya da doğru yoktu. Yürüyordum yani...